[Naruto] [Fan Fiction] O Köşeyi Döndüğünde Adı: O Köşeyi Dönerken
Bölüm: 1/1
Tür: Genel, Dram.
Sınıf: (G)
Açıklama: Sasuke’nin görüş açısından küçük bir hikaye. Uchiha Sasuke Gizli Yaprak Köyüne geri dönmüştür. Ne Orochimaru ne de Akatsuki artık bir tehdit oluşturmamaktadır.
Not: Bu hikaye Necip Fazıl Kısakürek’in Dönemeç adlı şiirinden esinlenerek yazılmıştır.
-------------------------------------------------------------------------------------
-------------------------------------------------------------------------------------
Gizli Yaprak Köyünde sıradan bir gündü. Ilık ve güneşli. Gökyüzünde dolaşan yer yer iri beyaz bulutlarla gölge tekniği uzmanı bir chuuninin seveceği türde günlerden bir gün. Sokaklar her zamanki gibi kalabalıktı. Çatılarda koşuşan ninjaların yanında caddelerde günlük işleri ile uğraşan halkın içinde rahat hareketlerle dolaşanlar da göze çarpıyordu. Parkın önünde uzun boylu, siyah saçlı genç bir ninja yalnız başına, çevresinde olup bitene tamamen kendini kapatmış, bir sokak lambasına yaslanmış bekliyordu. Gözleri kapalı, bir ayağını direğe yaslamış ve kollarını göğsünün üzerine birleştirmişti. Görenler, çatık kaşları ve hafif büzülmüş dudaklarından onun derin düşüncelere dalmış olabileceğini varsayabilirlerdi. Zatn kimse bu asık suratlı Uchiha’yı rahatsız etmeye cesaret edemezdi.
Efsanevi ninja, Sanin Orochimaru’nun nazik teklifini kabul ederek köyden ayrılışından döneli daha birkaç ay olmuştu. Tüm bunlara değmiş miydi? Hiç kimse hayır diyemezdi. Ondan, köyde öğrenebileceğinin on katını öğrenmişti. On sekiz yaşında en güçlü ve korkulan ninjalardan birisi olmuştu. Her ne kadar köy yönetiminin, onun izinsiz gidişi nedeniyle verdiği ceza yüzünden ne köy dışı görevlere çıkabiliyordu ne de C düzeyi üstü işler alabiliyordu. Onların kaybıydı sonuçta. Bir Uchiha’nın yeteneklerinden ve gücünden mahrum kalıyorlardı.
Orochimaru’nun, başka bir vücuda ruhunu transfer etmek isterken öldüğü biliniyordu. Onun, artık var olmayan gayri resmi Ses Köyü için bir ajan olduğunu iddia edemezdi hiç kimse. Gizli Yaprak Köyünün eski sanini elindeki avı kaçırdıktan sonra, ruhunu transfer etme tekniğini o anda sahip olduğu bulunan en güçlü ninja olan Kabuto üzerinde uygulamak zorunda kalmış, Fushi Tensei işlemini olduğundan daha geç gerçekleştirmeleri nedeniyle de başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Orochimaru ve Kabuto, ikisi de ölmüşlerdi.
Ayrıca Akatsuki, Sunagakure’nin desteğine sahip Kohonagakure ile yaptıkları bir savaşta ortadan kaldırılmıştı. Elbetteki örgütün en güçlü ninjalarından, abisi Uchiha Itachi ile özellikle ilgilenen kendisi olmuştu. Söz verdiği gibi ailesinin öcünü almıştı. Bir şey hissetmiş miydi? Hayır. Herkesi öldürüp, ona kabuslar bırakarak köyden ayrıldığında Itachi, onun için zaten ölmüştü. Karşılaştığı Uchiha Itachi abisi değil, durdurulması gereken bir suçluydu sadece. Tehlikeli bir suçlu. Onu öldürdüğü için de kimsenin laf etmeye hakkı yoktu. Bir ninja mantıksal olmalıydı. Duyguların onları kontrol etmesine izin veremezlerdi. Genç ve son Uchiha zor yoldan da olsa bunu öğrenmişti belki biraz da geç. Eski takım üyelerinin tüm arkadaşlık, kardeşlik, Gizli Yaprak Köyünün büyük bir aile olması saçmalıklarına rağmen o duyguların ona sadece daha çok problem çıkaracağını biliyordu. O bir ninjaydı. Görevini başarı ile tamamlamak için elinden geleni yapar, sonunda hizmeti karşılığı parasını alırdı. Bugün vardı ama yarını kim bilebilirdi.
Gözlerini açtı. Siyah gözbebekleri soğuk ve sertti. İfadesiz ve ilgisiz çevresine bakındı. Kısa bir süre sonra Hokage kulesindeki görevine dönmesi gerekiyordu. Kağıt işlerinden nefret ediyordu ve bu işkencenin bir an önce bitmesini istiyordu. Arzusu ANBU’ya katılıp tek başına üst düzey görevlerde yer almaktı. Başkaları ile birlikte bir takımda çalışmak istemiyordu. Takım arkadaşları demek can sıkıntısı ve yavaşlık demekti.
Önünden birinin geçtiğini hissettiğinde başını sağa çevirdi. Genç bir kızın, hemen birkaç adım ötesindeki köşeyi döndüğünü gördü. Alışılmışın dışında jounin forması giyen kunoichi’yi tanıyamadı. Ortalama boyda ve oldukça zayıf görünüyordu. Jounin yeleğinin arkasını kapatan beline kadar uzun simsiyah saçları güneş ışığında mavimsi bir şekilde parlıyordu. Kızın kalabalığın arasından kimseye çarpmadan kendinden emin, zarif ve tasasız adımlarla ilerleyişini izledi.
Genç adam kızın kim olduğunu öğrenmek için büyük bir istek duydu. Arkasından gitmeyi düşündü ama yerinden kımıldamadı. İnsan seli arasında kız çoktan gözden kaybolmuştu. Doğrulup kızın gittiği yöne baktı. Diğer yöne dönüp işine gitmek üzere bulunduğu noktadan ayrıldı. Garip hissediyordu. Bir kızdan, üstelikte kim olduğunu bile bilmediği sadece arkasından gördüğü bir kızdan böyle etkileneceğine hiç ihtimal vermezdi. İçindeki kuytu derinliklerden bir ses fısıldadı: Bu o.
-----------------------------------
---------------------------------------------
-----------------------------------
Kasvetli ve sıkkın bir gündü. Gizli Yaprak Köyünün caddeleri olağan dışı tenhaydı. Hava, sanki yağsa mı yağmasa mı karar verememiş boğucuydu. Hokage kulesine doğru ilerleyen siyah saçlı genç shinobi başını kaldırıp ağır, koyu gri bulutlara baktı. Yer yer ışık huzmeleri süzülüyordu yeryüzüne. Sonunda cezası sona ermişti ve A seviyesindeki ilk görevinden dönüyordu. Bir an önce raporunu verip evine gitmek ve dinlenmek istiyordu. Yeşil jounin yeleğinin altında her zamanki gibi siyah uzun kollu ve yüksek yakalı tişörtü ile siyah bir pantolon giyiyordu. Kolları ve bacakları dizlerine kadar bandajlarla sarılmıştı. Sırt çantasını sağ omzuna asmıştı. Zor bir A seviyesi görevden dönen birine göre üstü başını iyi durumdaydı.
Birkaç hafta önce yaslanmakta olduğu sokak lambasına yaklaştığında köşeden ona doğru gelen bir grup gördü. Omuzlarının üstünde bir tabut taşıyorlardı. Durup kenara çekildi ve onların önünden geçmelerini izledi. Arkadan giden bir başkasının elinde büyük boyutlu çerçevelenmiş bir fotoğraf vardı. Camın üzerine yansıyan ışıktan dolayı kim olduğunu tam göremedi. Tek seçebildiği ölen kişinin bir kız olduğuydu. Uzun siyah saçları olan ve üzerinde jounin forması olan bir kunoichi. Kalbi sızladı. Oydu. Bilmiyordu ama o olduğuna emindi: gizemli, ince, uzun boylu, gece rengi saçları olan kız.
Sokak lambasına yaslandı ve çantasını yere düşürdü. Adının çağırıldığını duyduğunda başını kaldırıp baktı. Cenaze kıyafetlerini giymiş olduklarını fark ettiği biri sarı saçlı, bir diğeri siyah saçlı iki ninja ve bir pembe saçlı kounoichi ona doğru yürüyordu. Bilmek istemiyordu. çantasını kaptığı gibi oradan uzaklaştı ve sonraki günlerde de Hyuuga Klanının ölen ilk varisi ile ilgili haberleri duymazlıktan geldi.
-----------------------------------
---------------------------------------------
-----------------------------------
Forumer™ is Voted #1 Free Forum Hosting provider
Build your own community today with the largest message board hosting company.